Benden hep siteme birşeyler eklememi istediniz, bakalım bunun ne/kim olduğunu bulabilecekmisiniz, yorumlarınızı bekliyorum.
Ne olur bana kızsan bile çıkıp gitme hayatımdan. Biliyorsun beni, sensiz olmuyor. Şimdi ise sadece dinle...
Herkes bu güne kadar onu anlatmaya çalıştı ama nedense kelimeleri yarı yolda kaza yaptı. Çünkü hep yolun yanlı tarafından başladılar yolculuğa bu düşsel dünyada.
Aslında ben de nerden başlayacağımı bilemiyorum ama sanırım en doğrusu şu kelimelerle olur...
O hiç beklenmedik bir anda çıkar karşınıza. O kadar ani yakalar ki sizi neye uğradığınızı şaşırısınız. Ne kadar kaçsanız da o sizi kovalar durur. Sonbaharda dökülen bir yaprağın parça parça olmasıdır bazen, elinizden sadece ağlamak gelir onun rüzgarda sürüklenişini izlerken.
Bir mucizenin başlangıcı oluverir. Damarlarınızda dolaşan kan gibi hayat verir size en umutsuz anınızda ama belki de sonradan, verdiği canı fazlası ile alır gider uzaklara, karışır karanlığa, bul bulablirsen...
Ama hayatınıza girdi mi bir kere, onsuz olmaz bir daha. Ne kadar acıtsa da batmamaya başlar bir süre sonra. Alışırsınız varlığına,kopamazsınız. Bir bakmışsınız vazgeçilmeziniz olmuş...
Ve yanlızlığın ta kendisidir o aynı zamanda da yanlızlığınızı paylaşandır.
Son umudun hatırına son kez giriş kapısına baktın mı, gözlerin doldu mu?
Bir kez olsun düşlerinin gerçekleşebileceği fikri dolaşıp durdu mu yüreğinde.
Gerçeklerin inadına hayal kurup, onu bekledin mi, gelmeyeceğini bile bile, kahrolacağını bile bile..
Hayallerini bittiği yerde, umutlarının da biteceği, umutlarının bittiği yerde seninde biteceğin aklına geldi mi?
Hayallerin bile yasak olduğu bir hayat kurdun mu kendine?
Bir kıskacın arasında sıkışıp kaldın mı?
Kabullenemediğin gerçekler incitti mi seni?
Gerçeklerden hiç nefret ettin mi, masallar alemine olmayacağını bile bile girmek istediğin zamanlar oldu mu?
Onun eksikliğini hissettiğin zamanlar oldu mu, göremeyeceğini bile bile oturduğu sokaktan geçtiğin, yinede mutluluğun kıvılcımının sıçradığı zamanlar oldu mu?
Dostunu sevdiğine tercih ettiğin bir zaman diliminde yaşadın mı?
Uğruna çoğu değerlerini feda edeceğin sevdiğinin, sevmediğini bile bile, yinede inadına unutamadığın, ama unutmuş gibi davrandığın bir yaşama zorlandın mı?
Ben bu soruların hepsine EVET diye yanıt veriyorum ya siz?
Okunacak bloglar listeme kaydettiğim Wolkanca`nın sitesinde gördüm ve sizlerle de paylaşmak istedim.
Bunca zaman bana anlatmaya çalıstığını,
kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,
dinleyerek degil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,
Ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat, hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
”Sana ihtiyacim var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ”git” dediğimde anladım..
Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ”affet beni”
Diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,
Sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmis,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar,
Ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…
Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı. Okul salonundaydı maç. Tribünsüz,minik bir salon. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece.O kadar yakındılar.
Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda. Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil, o güzel kızı izlediğini. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler. Kız gülümsedi.
Delikanlı, çok popülerdi o yıllarda. Kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti. Set değişip, takım karşıya gidince, delikanlı da yerini değiştirdi, o da karşıya gitti. Üçüncü sette tekrar eski yerine döndü. Kız da gidiş gelişleri fark etmişti galiba. Bir defa daha gülümsedi. Manidar."anladım" der gibi bir gülümseyişti bu.
Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü. Pazar günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım, o dünyalar şirini kızı görmek için.