Aralık 14
Hayatın Gerçekleri - Yaşanmış bir hikaye
O zamanlar daha 16 yaşında idim, Belki kendimi imkansız olan hayata alıştırma çabaları içerisinde çok uğraş verdim. Lakin daha sonradan gördüğüm üzerine bunu başardığıma da inanıyorum.. Evet daha 16 idim belki ama düşünüyordum her zamanki gibi; Ben imkansız sevgiler için mi yaratıldım acaba diye.. Evet belki zamanında erişilmesi zordu bana.. Hayatı (Ti)’ye alan birisi idim. Yinede bir kalbim vardı , kalbimde yatanlarda. Evet o zamanlardı işte.. Bir arı gibi hissediyordum kendimi.. Her petekten bir bal alan, durmayan , yorulmayan , hayata sorular sormayan ve bunun gibi bir çok örnek daha.. Ergenliğe geçiş veya gençlik mi diyorlar bunun ismine ne? Her şey günlük yaşanıyordu tarafımdan .. Havayı , suyu bile günlük alıp-içiyordum sanki.. Çok hızlı geçti o zamanlar çok. İnanın şu an 21 yaşındayım ve hiçte yaşlı sayılmam. Lakin çok istiyorum şu sıralar yine 16-17 yaşlarımda olmayı. Erkek arkadaşlarım da oldu kız arkadaşlarımda. Çoğunu da sevdim. Sevginin en içtenliği ile. Bir türlü ısınamadığım “kızlar” vardı. Belki de benimle birlikte olmak isteyenlere bir arkadaş sevgisi ile yaklaştığım için bir türlü anlama zorluğu çekiyordum. On yedi yaşımdaydım çok iyi hatırlıyorum. Bir kız vardı adı Şule aramız da çok iyiydi sanki kan kardeş gibi idik.