Aralık 31
Hoşgeldin 2009
Tüm dostlarıma ziyaretçilerime; Sevdiklerinizle, gönlünüzce,sağlıklı ve başarı dolu bir yıl diliyorum.
Hakan ŞEN
Life is coding...
Aralık 31
Tüm dostlarıma ziyaretçilerime; Sevdiklerinizle, gönlünüzce,sağlıklı ve başarı dolu bir yıl diliyorum.
Hakan ŞEN
Aralık 28
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
Bir Can Yücel şiiri...
Aralık 18
Kendilerine "aydın" denilen insanların geçmişlerini inkar edercesine Ermeniler`den özür dilemelerini ve Türkiye Cumhuriyeti`ni Ermeniler karşısında küçük düşürme çabalarını kınıyorum. Bir Türk`ün, anasını, babasını, dedesini, nenesini ve hatta çocuğunu katleden Ermeni soyundan özür dilemesini vicdanım kabul etmiyor.
1915 yılında Ermenilerin 500.000`den fazla Türk insanını katlettiğini biliyorum ve bu nedenle özür dileyecek kişi ben değilim. Onlardan özür bekliyorum!
Bu bildiriyi insanlık namına imzalamak istiyorum!
Aralık 7
Bir web sitesinde gördüm paylaşmak istedim.
Buyrun;
Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı.
Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle…
Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu.
Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.
Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:
Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika
Çocuk, ona dönerek: